Kanser Hastalarından Gelen Teşekkür Mektupları
|
| KANSER DEŞİFRESİ EKİBİNE GELEN BAZI TEŞEKKÜR MEKTUPLARI |
Orjinal Mesaj |
Değerli Kanser Deşifresi Ekibi |
En nihayet canım kızımın Lenfoma denilen bu illet hastalıktan kurtulabileceğine inanmaya başladım. Oysa aylar önce umutsuzdum. Sizin metodlarınız sayesinde en son çektirdiğimiz pet/bt sonuçlarında doktorlarımız inanılmaz bir yol aldığımızı söylediler. Lenfoma gibi zor bir hastalığın sayenizde ileşebildiğini görmek ve bu mutluluğu hem sizinle hemde bu hastalıkta müzdarip olanlar ile paylaşmak adına yazıyorum. Sonsuz Teşekkürler. |
|
Adem/istanbul 0554 6126045 |
Orjinal Mesaj- |
Bu mektubu yazmamızın amacı şifa arayan kişilere deneyimimizi aktarmak ve karar vermelerine yardımcı olmaktır. |
Özetlemek gerekirse 2 ay önce Dr. Ömer Gürer’in önerdiği tedaviyi uygulamaya başladık. Bir ay sonraki kan tahlillerinde karaciğer enzimlerinde iyileşme görüldü. Tedaviye başladıktan 2 ay sonra Temmuz sonunda çekilen MR raporunda ise, rahatsızlıkta bir ilerleme görülmediği belirtildi. Ameliyatı yapan doktorumuz ise iki filmi karşılaştırarak son filmin birinciye göre net daha iyi bir durum sergilediğini belirtti. Takip eden onkologumuz muayeneye gittigimizde genel durumu şaşırtıcı derecede olumlu buldu, daha sonra MR film ve raporlarını incelediginde tümörün ilerlemesinin durmuş göründüğü belirtti. Herhangi ek bir tedavi önermeye şu aşamada gerek olmadığını söyledi. Uyguladığımız bu son tedaviden yarar gördük.
Ekleyebileceğim diğer bilgiler: Tedavini uygulandığı kişinin genel durumunda belirgin bir iyileşme oldu. Şöyle ki: Gözleri daha iyi görüyor, kulakları daha iyi işitiyor, gücü daha fazla, soğuk algınlıklarını bir iki günde atlatıyor, iştahı iyi, bulantısı yok, başağrısı gitgide azaldı ve uyuyunca geçer duruma geldi. Uykusu düzenli, uyuklama durumu yok. Enerjisi yüksek. Rengi sağlıklı olduğu izlenimini veriyor. Daha güçlü durumda. Kontrol edilemeyen Tip II diyabet olduğu için ameliyatla birlikte başladığımız insulin ihtiyacı giderek azaldı, endokrinologumuzun tavsiyesi ile gecen ay insulini bıraktık. Dikkatli bir diyet ile tedaviyi sürdürdük. H1c değeri ilk ay 8.2 den 7.8 e ve 2. ay 7.8 den 7.0 a düştü. Şu anda en önemli sıkıntısı daha önce almış olduğu tedavilerin yan etkileri. Daha erken hareket etmiş ve daha önceden bilgilenmiş olabilseydik belki birçok tedaviye ve yan etki. lerine, risklerine gerek kalmayacaktı. Ancak tümörün hızı, o anki büyüklüğü, tedavilerin bilinirliği ve kabul edilmişliği bizi böyle bir tedavi sürecine yönlendirdi. Patoloji sonucunun ameliyattan sonra ortaya çıktığı düşünülürse izlediğimiz yol normal. Çok şükür zamanına başlayabildik ve nüksün büyümesi durdu. İnşallah bundan sonraki aşamada ufalır ve tamamen yokolur. Biz de çok daha güçlü bir iyileşme sonucu ile şifa arayanlara sağlam bir örnek oluruz.
Bu sürecin nasıl başladığına gelirsek Eylül 2007 den itibaren artan bir sıklıkta anlık şuur kayıpları/hallusinasyonlar görüldü. Kendisi yaşına göre oldukça dinç ve çok zeki biri olduğu için ne diyabet için gittiğimiz dahiliye uzmanları /profesörler, ne de nörologlar bir bulgu bulamadığı gibi ileri bir tetkike de ihtiyaç duymadı. Psikolojik olabileceğini, şekerin düşmesinden olabileceğini ya da beyin damarlarında dolaşan bir pıhtı olabileceğini düşündüler. Bir özel hastanenin başhekimi olan bir arkadaşım MR çekilebileceğini söyledi ve bizi bir nöroloji profesörüne yönlendirdi. Çekilen MR da bir lezyon görüldü ve operasyon gerektiği belirtildi. Bu görüşü kısıtlı zaman içinde çeşitli kaynaklardan teyid ettik. Bunun aksi yönde hiçbir görüşe rastlamadık. Anlık şuur kaybı dediğimiz olaylar da artmaya başlamıştı ve her seferinde birşeyler götürdüğünü görüyorduk. İki gün sonra başarılı bir operasyonla lezyon alındı. Patolojide GBM Grade3 ile karşı karşıya olduğumuzu öğrendik. Ardından koruma amaçlı radyoterapi ve kemoterapi gerektiği söylendi. O karar noktasında da başka bir seçenek bulamadık. Bütün kaynakları bizi bu yola yönlendirdi. Bu tedaviler iyi tolere edildi, beyin operasyonu sonrası diyabet hapları kullanılmasının sakıncalı olduğu belirtildiği için yükselen şekeri insülin ile dengeledik ve bol bol uyumasını dinlenmesini iyi beslenmesini sağladık. Bu dönemde iyileşmekte olduğuna inandık. Ama şu günlerde öğrendik ki geleneksel klasik tıpta uygulanan yöntemlerle bir tedavisi yokmuş ve uygulanan tedaviler yaşam süresini uzatma amaçlıymış. Rahatsızlığın başından beri büyük bir şok içinde olduğumuz için gerçekleri zaman içinde parça parça öğrenmiş olduk. Temodal ve ışın tedavisinden sonra karaciğer enzimleri yükseldiği için koruma amaçlı tedaviden sonrası için öngörülen tedavi edici Temodal tedavisine başlanamadı. MR tarihi gelene dek arada bir iki aylık bir boşluk oldu. Ameliyat 13 Aralık 2007 de yapılmıştı. 20 Mayıs 2008 de MR çekildi. Nüksettiği görüldü. Bu durumda tek kelimeyle yıkıldık. Karaciğer enzimleri yükseldiği için herhangi bir başka tedavi yapılamıyordu. Bu halde bırakmak gibi bir lüksümüz yoktu, hemen müdahale etmek gerektiği açıktı. Ameliyatımızı yapan profesörün dışında iki ayrı ünlü cerrahtan da görüş aldık ki ikinci bir operasyon yapılabilirmiş ancak birkaç ay içinde yine eski hale gelirmiş. Bu seçeneği bir kenara bırakmayı uygun gördük. Bu siteyi aslında ışın ve Temodal tedavisi öncesinde bulmuştum ancak oradaki beyin tümörü vakası ile ilgili mektupta telefon numarasının olmayışı tereddüt yaratmıştı. Zaten bu rahatsızlık ciddi bir duygusal sarsıntı da yaratıyor ve o psikolojide ailece de olsa sağlıklı düşünebilmek de kolay değil. Dolayısıyla geleneksel tıbbi çözümleri uygulamış olduk. Durum bu kadar net görününce tekrar araştırmaya başladık. Bir arkadaşımın Samsun Çarşamba’lı olduğunu biliyordum. Araştırmasını rica ettim. Çok güzel bir tesadüf ile ailesinden birden fazla kişiden Dr. Ömer Gürer ile ilgili olumlu kişilik referansı geldi ve onlar da ilgilendiler. Arkadaşımın da katkısı ile çok dar bir zamanında Ömer Bey’e istediği raporları faksladık ve önerilen tedavi planını aldık. Paketin elimize geçmesinden önce önerilen vitamin vd. desteklere başladık ki bunları aldığının ertesi günü kendisinin enerjisi çok yüksek oldu. Aile doktorumuz olan çok güvendiğimiz bir dahiliye uzmanına da danıştık. Vitaminleri ve XP Toniğin içindeki etken maddeleri sayıp görüşünü aldık. Tıp eğitimini yurtdışında almış olan dostumuz bu tip bitkilerin yurtdışında kullanıldığını yararının bilindiğini, ülkemizde bunların pek olmadığını belirtti, yan etki sorunu olmayacağını kesin bir dille söyledi. Toniğe başladıktan sonra da uyanıklığı arttı, dinlenme süreleri kısaldı, gece uykusu kalitesi arttı. Tedavi süresince şekeri, tansiyonu değişkenlik gösterdi, halsiz olduğu zamanlar oldu, oluyor da, elimizden gelen bütün dikkati gösterdik. Bütün bu süreç içinde sağolsunlar gerek Adnan Bey gerekse Ömer Bey her telefonumuza ve sorumuza yanıt verdiler. Açıklayıcı bilgilerini bizlerle paylaştılar. Çabalarından dolayı minnettarız ve kendilerine bilim adına da insanlık adına da gerçekten saygı duyuyoruz. Sonuçlanmamış işler konusunda bilgi vermeyi genel olarak pek tercih etmeyiz. Kimin ne kadar ömrü olduğunu da bilmiyoruz. O kadar ameliyatlar, ışın tedavileri vd. vücutta ne gibi riskler oluşturmuştur bilemeyiz, bundan sonraki seyir nasıl olacak, yaşayarak göreceğiz. Umarım biran önce bu rahatsızlıktan tamamiyle kurtuluruz ve diğer tedavilerin yan etkilerinden de mümkün olduğu kadar kurtuluruz. Bunları soğukkanlılıkla böyle anlattık ama aylardan beri öldük öldük dirildik, hala da en ufak bir yorgunluğu, neşesizliği, halsizliği olduğunda yine yüreğimiz ağzımıza geliyor. Mücadele sürüyor. Hala internetten arayıp arayıp bilmemiz gereken bir detay var mı diye araştırıyoruz. Bu etken maddelerin türlü farklı olumlu etkilerine dair bilgilere bulgulara rastladık. Depresyona ve artrite de iyi geldiğini öğrendik. Tabii ki her vitaminin, besin desteğinin vd. dozu, kararı önemli. Bunun dikkatle belirlenmiş olduğunu umuyoruz. Ayrıca tümörün durmuş olması bizi rahatlattı. İyileşme gözle görünür durumdaydı ama tetkikte uzmanlarca görülmesi güven verdi. Bu güvenle şu ana kadarki deneyimimizi paylaşmayı insanlık borcu bildim. Inşallah herşey yolunda gider ve daha fazla müjdeli haberleri en kısa zamanda iletmek mümkün olur.
Herkese sağlık ve acil şifalar dilerim.
Dr. M. Y. Istanbul
Not: Iletişim bilgilerimi net olarak yazamadım, ancak kendi deneyimimizde bunun ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyorum. Bütün detayları yukarıda aktarmaya çalıştım. Yine de bir sorusu olan olursa aşağıdaki mail adresimi sadece bu konuya ayırdım. Bu konu için özel mail adresim
|
|
| |
 |
Orjinal Mesaj |
|
Bütün Hasta Sahiplerine Seslenmek İstiyorum...
|
Annemi şiddetli bir sancı ve ağrıyla hastaneye kaldırdık, Marmara Üniversitesinde yapılan tahlil ve biyopsi sonucunda annemin karaciger kanseri ve siroz oldugunu öğrendik Marmara Üniversitesin de bize annemin acilen karaciger nakli olması gerektiğini söylediler yoksa üç ay bile yaşayamaz dediler. Ordan Ege Üniversitesine gitdik burada da görüşdüğümüz profesörler nakil olunamayacağını hastalığın çok ilerlediğini yapılacak bir şeyin kalmadığını söylediler. Bu zamandan sonra bizim için zor günler başlamışdı çarasizlik ve umutsuzluk içinde ölümün soğuk nefesini her saniye evimizde hissediyor ailemizle acımızı paylaşıp, ne yapabiliriz diye umutsuzluk içinde beklioyorduk. Annem yemek yiyemiyor yedigi her lokmayi geri çıkarıyor yatağından kalkıp lavaboya bile gidemiyordu. Hastalık iyice dermansız bırakmışdı günler ilerledikce çaresizlik ve umutsuzluk artıyordu. İnternetden yaptığım araştırmalar sonucunda Adnan Beye ulaşdık bir çok hastaya umut olan adnan bey belki bizede umut olur dedik karar verdik Adnan Beyin göndermiş olduğu ilaclardan kullandık 2 aylık kullanım süresi sonunda annem artık istedigini rahatca yiyebiliyor kalkıp dolaşabiliyor bütün ihtiyaçlarını kendi karşılaya biliyordu 25.04.2008 Tarihinde yapılan AFP tahlili 10509 iken 05.08.2008 Tarihinde 1000 e kadar düştü. Adnan bey ve ekibine çok teşekkür ediyoruz Allah onlardan binlerce kere razı olsun.
BEN BURDAN BÜTÜN HASTA SAHİBLERİNE SESLENMEK İSTİYORUM BU İLAÇLARI GÖNÜL RAHATLIGI İLE KULLANABİLİR MUCİZEYİ BİZİM GİBİ SİZLERDE YAŞAYABİLİRSİNİZ...
|
|
Hamiyet Balcan / K.MARAŞ-AFŞİN / 0543 426 63 14 - 0544 365 00 01 |
|
| |
 |
Orjinal Mesaj |
Bir Haftada Alternatif Yöntem Etkisi. |
Babamın geçirmiş olduğu krizden sonra çekilen MR’larda beyinde kitle tespit edildi. Doktorlar ameliyat yerine radyo terapi önerdiler. Sıramızı beklerken internette yaptığım araştırmalarda, alternatif bitkisel yöntemler ile çeşitli kanser tedavilerinin uygulandığı iddalariyla karşılaştım. Kanser Deşifresinin çalışmaları dikkatimi çekti kendisiyle irtibata geçtik, Adnan Beyin önerdiği çalışmaları kullanmaya başladık. Kullandığımızın ilk haftası çoğu rahatsızlıklarda göz kararması, baş dönemsi vs. düzelme oldu. Alternatif Yöntem’i iki bucuk aydır kullanmaktayız bu süreç zarfında MR çektirmememize rağmen babamın bu rahatsızlıktan kurtulacağına inanıyoruz. Babamın durumu gayet iyi önce Allah sonra Adnan Bey sayesinde şifa buldu bu hastalığı olanların Adnan beyin bu çalışmasından şifa bulmalarını diliyorum.
Çalışmalarında basarılar diler, Adnan Beye teşekkür eder, herkese acil şifalar dilerim.
|
Bilal Gül / Manisa - 0545 508 25 14 |
|
 |
Kemoterapiye Alternatif Yöntem Desteği |
Babam Eylül 2006 da kısmi felç geçirdi. Sağ ayak ve kol işlevini % 60 yitirdi. 2008 Mart ayında ayağındaki ağrıların artması sonucu. Anjiyo yapılmasına karar verildi. Anjiyo için kan tahlili ve göğüs filmi istendi. Çekilen filmlerde akciğerin sol kısmında kitle tespit edildi. Biyopsi sonucunda küçük hücreli Akciğer CA tanısı konuldu. Doktorlar yas itibariyle kemoterapi tedavinse yönlendirdiler 6tür kemoterapi çizelgesi verildi. Bu tedaviye başlamadan önce internetten bulduğumuz, kanser deşifresi sitesindeki mektup sahibi hastalarla yaptığımız görüşmeler doğrultusunda fayda sağlayacağına inandık ve Adnan bey ile iletişime geçtik, Adnan beyin tavsiyelerine uyarak, kemoterapiye başlamadan bir hafta önce Alternatif Yöntem ’yi aldık babam kemoterapi aldıktan sonra herhangi bir sıkıntı yasamdı. 3.kürü aldı kılinik olarak değişiklik olmadı. Çekilen tomografide kitlenin % 30 gerilediği görüldü Alternatif Yöntem babamın vücudunda direnci arttırdı. kemoterapinin yan etkilerine maruz kalmadı. Bu başarıdan dolayı Adnan beyi tebrik eder, çalışmalarında başarılar diler, başka hastalara da şifalar sağlamasını temenni ederim. Herkese acil şifalar. |
Hüseyin Atay / 0532 5446088 |
 |
Orjinal Mesaj |
Doktorlar 8 – 12 ay arası ömür vermişlerdi. |
Babam Enver Tuncay 14 Temmuz 2007 tarihinde rahatsızlandı. Çektirmiş olduğumuz beyin MR’ında sol frontol bölgesinde kitle tespit edildi. 17 Ağustos 2007 tarihinde İzmir EGE üniversitesi Tıp Fakültesi Nüroloji bölümünde başarılı operasyon ile kitle alındı. Fakat bir hafta sonra aldığımız pataloji sonucu bizi derinden üzdü. Milyonda bir rastlanan Gliobstoma Multiforme teşhisi konulmuştu. Doktorlar 8 – 12 ay arası ömür verdiler. 6 haftalık radyoterapi aldı. Daha sonra bizi zor günler bekliyordu. İştahsızlığa bağlı zayıflama, uykusuzluğa bağlı depresyon ve ikisinin birleşimiyle 20 günde 13 kilo verdi babam.
Aralık ayında ilk kemoterapisini aldı. Temodel 350 mg. kullanmaya başladı. 18 Ocak ta Pamukkale Üniversitesinde MR. çektirdik. Sonuçta 2,5 cm yeniden oluşum görüldü.
Daha sonra internetten yaptığımız araştırmamızda Adnan Beyin çalışmaları dikkatimizi çekti. Alternatif Yöntem paketini kullanmaya başladık. Babam kullanmaya başladıktan 4 gün sonra belirli bir düzelme gösterdi. Örnek vereyim, Daha önce 300 metre yürüyebiliyordu, şimdi 3 – 4 km yürüyebiliyor. Uyku sorunu yok Kan seviyeleri istenilen düzeye geldi. 18 Mart’ ta 2. Mr ını çektirdik. Mr sonucu 1,8 cm çıktı. % 30 a varan bir düşüş vardı.
Sonucu aldığımızda çok mutlu olmuştuk. Çünkü ilerleyen bir kitlenin durması ayrıca % 30 gerilemesi bizi oldukça ümitlendirdi. Bu paketi alırken Adnan beyin bu kitlenin ilk etapta duracağını ve daha sonra gerileyeceğini söylemesi, kullandıktan sonra gerileme görmemiz bizim, Alternatif Yöntem paketine olan güvencimizi arttırdı. Devam eden tedavi sürecinde çok şükür, tümörden eser bile kalmadı. Adnan beyin çalışmalarında başarılar diliyorum. |
|
Aydın Tuncay / Denizli - 0537 322 41 08 |
|
|
 |
Orjinal Mesaj |
Milyonda Bir Rastlanan Wilson Hastasıyım |
Milyonda bir rastlanan Wilson (karaciğer sirozu) hastasıyım. Benim için yapılabilecek bir şeyler olmadığını öğrendiğimde ve bir yıl gibi bir zamanım kaldığını söylediklerinde bütün umutlarımı yitirmiştim. Bir kadavradan nakil şansım bile imkansız görünüyordu. Sizi tanıdıktan ve çalışmalarınızı kullandıktan sonra bana söylenen bütün olumsuzluklar yerini yeni umutlara bıraktı. Bunu sizin tedavinizin ikinci ayında daha da net anladım. Yaptırdığım tahliller çok umut verici bulundu. İki ay içerisinde dalak şişliğim, safra ağrılarım, morarmış rengim gibi daha birçok hastalık belirtilerim yok oldu. Kendimi artık çok daha rahat sağlıklı hissettim ve tedavime devam ettim. Yaklaşık sekiz aydır sizin verdiklerinizden başka bir şey kullanmıyorum. Zaten ihtiyaçta hissetmiyorum. Ailem ve çevrem bu amansız hastalığımı sizin metotlarınız ile nasıl yendiğimi hayretle gözlemliyorlar. Çünkü çok kötü bir durumda idim ve bana bir yıl ömür biçilmişti. Şu an için sekiz kilo aldım ve Wilson hastalığı belirtilerimin hiç biri yok. Tedavilerinize devam ettiğim sürece tamamen bu hastalığımın iyileşeceğini artık biliyorum. İyi ki sizi tanıdım. Artık bana hiç kimse ne kadar yaşayabileceğimi söyleyemez. Benim gibi birçok amansız hastaya şifa olmanız dileğiyle. |
|
| |
 |
Orjinal Mesaj |
Klasik Tıbbın Biçtiği Ömür Doldu |
Ankara'nın ünlü üniversite hastanelerindeki doktorların karaciğer yetmezliği siros (wilson) hastası Filiz Uysal'ın son raporlarına göre bu şekilde bile onlarca yıl yaşayabileceğini tıbben imkansızın gerçekleştiğini evlenip çokluk çocuk sahibi olabileceğini, karaciğer nakline ihtiyacının kalmadığını dolayısıyla karaciğer nakil sırasından çıkarıldığı ve bu hastanın Alternatif Yöntem kullandığı hastane kayıtlarına geçmiştir. Mucize olarak değerlendirilen karaciğer yetmezliği siroz (Wilson) tedavisinde kullanılan Alternatif Yöntem doktorlar tarafından başka hastalarda kullanılmak üzere incelemeye alınmıştır. |
|
| |
 |
Orjinal Mesaj |
Eşim Guatr Kanseri İdi... |
Eşim guatr kanseri idi. 2005 yılında yedinci ayına kadar tıbben yapılabilecek her şeyi yaptık. Ne yazık ki bu tarihte profesörümüz yapılabilecek her şeyin yapıldığını, artık ellerinden başka bir şey gelemeyeceğini söyledi. O ay bu hoca emekli oluyordu. Galiba bundan sebep bana başka türlü başımın çaresine bakmamı tavsiye etti. Alternatif yada bitkisel tedavileri önerdi. Çünkü eşimin akciğer ve beyin meteztazı kaçınılmazmış. Bu hoca bana bir iki yerde önerdi. Lakin hiç birinde doğru dürüst sonuç alamadık. Daha sonra bazı aktarlar bu alanda uzman olarak sizi tavsiye edince aklım yattı. Çünkü aktarlar başka birisini kolayca tavsiye etmezdi dedim. Ve sizin tedavinize başladım. İlk üç ayda eşimin değerleri geri gitmeye başlamıştı ve tarlada çalışmaya başladı. İki yıl geçti. Eşimin hiçbir hastalık metaztazı yada olumsuz bir durumu olmadı. Hiçbir tıbbi müdahalede yaptırmadık. Sadece üç ayda bir tahlilleri takip ettik her yaptırdığımızda en iyi seviyelere indi. Daha ne isteyebilirim ki, hastalığından eser yok. Darısı tüm hastaların başına...
|
|
Kadir Aksaz / 0537 574 15 06 |
|
| |
 |
Orjinal Mesaj |
|
|
Ben Samsun’da bir ecza deposunda ilaç satış departmanında çalışmaktayım. 2006 yılının Mart ayında sağ karın boşluğumda bir şişkinlik hissettim. Ultrasyon sonucunda bir yumurta büyüklüğünde, büyüyen ve orta kısmında çürüyen bir lipom olduğu tespit edildi. Yemek yediğim halde günden güne zayıflıyor az bir ağırlık kaldırsam sancı yapıyor, halsizlikten yolda yürüyemez hale gelmiştim. Doktorların amaliyat demesine rağmen, açıkçası korkumdan olmadım. Çünkü bu şişkinliğin orta kısmındaki çürüyen bölümün kanserli olabilme olasılığı beni dönüşü ve tedavisi olmayan bir yola sokabilirdi. Bu zaman içerisinde bu şişkinlik oldukça büyümüş ve artık dışarı taşmıştı.
2007 yılının Şubat ayında bir tanıdığımın tavsiyesi ile Adanan Beye müracaat ettiğimde bana bu hastalığımı tedavi edebileceğini söyleyerek bazı ilaçlar verdi. İlaçları kullanmaya başladığımda ağrılarım kesildi, halsizliğim kayboldu, sürekli büyüyen lipom’un büyümesi durdu. Devam eden günlerde lipom küçülmeye başladı. Dışardan belli olan şişkinlik kayboldu. İlaçlardan sonra, yorulmadan yürüyüp geze biliyorum. İstediğim ağırlığı sancısız kaldırabiliyorum. Kısacası normal insanlar gibi hayata devam eder hale geldim.
2007 Haziran ayında ise iyice küçülmüş olan lipomu ameliyatla aldırdım. Doktorun kanserli olma ihtimalini yüksek gördüğü bu parçayı patolojiye gönderdi. Patoloji sonucunu aldığımda gözlerimize inanamadık. Her hangi bir kanserli hücre olmadığı sonucu temiz olduğum anlaşıldı. Şimdi ise eskisinden daha sağlam yaşamıma devam ediyorum. Size minnettar olduğumu, yapmış olduğunuz çalışmalardan başka insanlarında şifa bulmasını diliyor saygılarımı sunuyorum. Sizi karşıma çıkarıp şifa bulmamı sağlayan önce Rabbime sonrada size teşekkür ediyorum |
|
Ali Yavuz / Samsun 0546 669 09 49 |
|
|
 |
Orjinal Mesaj |
Profösör Hayretlerini Gizleyemedi |
2006 Yılının ikinci ayında doktorum "HEPATİT C" olduğumu söyledi, üstelik CA 19-9 değerlerimin yükseldiğini ve bir yerlerde ciddi bir problem olabileceğini söyledi.
Beni tam iki ay incelemeye aldılar, yapılmadık tetkik, tahlil, tomografi bırakılmadı, hatta doktorlarım internet üzerinden benim durumumda hasta arayışına girdiler. Bu süre içerisinde CA 19-9'un neden yükseldiği tespit edilemedi, dolayısı ile herhangi bir tedavide önerilmedi, ve değerlerim 200'e yaklaştı. Hepatit C hastalığımda devam ediyordu.
Bu sorunumu Adnan Akar ile paylaştığımda iki ay gibi bir sürede çözebileceğini ve rahat olmamı söyledi. Ben kendisine inandım, çünkü diğer başarılarını incelemiştim. Beni 2 ay kendi metotu ile tedavi ettikten sonra HEPATİT C hastalığım gitmiş CA 19-9 değerlerimde 40'a düşmüştü. Doktorum ve diğer profesörüm böyle bir gelişme karşısında hayretlerini gizlemediler ve taktir ettiler. Bu sorunumun üzerinden iki yıl geçmesine rağmen tahlillerimde'de gayet sağlıklı çıkıyorum. Çok şükür bir problemim kalmadı.
Sonsuz Teşekkürler 20.02.2008 |
|
Fevzi EKİZ / 0532 283 82 45 |
|
| |
 |
Orjinal Mesaj |
Babamı Kaybedeceğimizi Düşünüyorduk |
2007'nin 11. ayın sonlarında konuşma bozukluğu başlayan babamı doktara götürdüm. Acilen hastaneye yatırdık. Çekilen emar sonucu beynin sol kısmında 4.5 x 3 büyüklüğünde tümör tespit edildi. Konyadaki doktorumuz acil ameliyat gerektiğini belirtti. Bunun üzerine babamı hemen Ankara'ya götürdük. Ankara daki doktorlar ameliyatın çok riskli olduğunu ameliyat yerine radyoterapi önerdiler. Buınun üzerine Konya'ya geri döndük. Özel bir merkezde 32 seanslık radyoterapi tedavisi aldık.
O kadar çaresiz ve perişandıkki artık ümidimiz kesilmiş babamı kaybedeceğimizi düşünüyorduk. Çaresizce internette yaptığım araştırmalarda ''Kanserin Şifresi Çözüldü'' diye bir ibareyle karşılaştım. Adanan beyin sitesinde Alternatif Yöntem adında bir çalışma olduğunu ve bunun babamın durumundaki insanları tedavi edebildiğini gördüm. Biraz şüphe ama çaresizlikle Adnan beye müracat ettim. Çünkü bu tür işlerde duygu sömürüsü yapanların oldukça fazla olduğunu biliyordum.
2008 in şubat ayında Adnan beyin yanına gittim. Hem Adnan Beyle tanışmak hemde içimdeki şüpheleri gidermek istiyordum. Adnan Beyin şahsı güven arz ediyordu.
Alternatif Yöntem çalışmasını aldım ve Konya ya döndüm. Babam bu ilacı kullandıktan sonra çekilen 2. MR'a kadar bariz iyi yönde gelişmeleri görmeme rağmen emin olamadım.
2. MR çekildikten sonra gerek kendi anladığım kadar gerek Ankara da ki doktorların tümördeki küçülme teşhisini duyunca artık önce Allahın izniyle sonra Adnan Beyin bu çalışması ile şifayı bitkisel Alternatif Yöntem'de bulacağımızdan emin oldum. 2008 in mart sonunda 2. seans için içimdeki bütün şüphelerden arınmış olarak Adnan Beye gidip ilaçları aldım ve aynı tedaviye devam etmeye başladık. Allah, Adnan Beyden ve ekibinden Razı olsun. Tüm hastalara acil şifalar dilerim. Bu mucize Alternatif Yöntem'i herkese tavsiye ederim. |
|
Ramazan Söyler - Konya / 0532 545 14 68 |
|
| |
 |
Orjinal Mesaj |
PSA Değerleri Tamamen Normale Döndü |
Sevgili Hocam; Bir yıl önce size geldiğimde prostat CA vakası idim. Lakin bugün için kendimi böyle bir hastalığın kurbanı olarak görmüyorum ve sizin önerilirinizden çıkmamakla ne kadar doğru bir karar verdiğimi en son tahlilde dahada iyi anladım. Bu sonuca doktorlarımda hayretle bakıyorlar. Bana ne kullandığımı ısrarla soruyorlar. Ben doğru yolu buldum ve değiştirmeyede hiç niyetim yok. 72 yaşındayım ve kendimi genç bir delikanlı gibi hissediyorum. Size herşey için sonsuz teşekkürler sunuyorum. Saygılarımla... |
|
Atilla Yurdakul - Çorum / 0532 202 46 03 |
|
| |
 |
Orjinal Mesaj |
Multiforme gred 4 evre teşhisi net olarak konuldu. |
Eşimi şiddetli baş ağrısı nedeni ile hastaneye kaldırdık. Yapılan tetkik ve araştırmalar sonucu beynin sol frontal bölgesinde 2,5 cm’lik tümör teşhisi neticesinde doktorlar acilen ameliyata karar verdi. Bu teşhis sonucunda Sy. Adnan Akar bey’e neticeyi bildirdik. Kendisi ameliyatın birkaç ay ertelene bilineceğini Bu zaman zarfında ameliyata gerek kalmadan tümörün yok edilebilinecegini söyledi. Bizde önce tıptan fayda alacağımızı düşünüp ameliyatına karar verdik. Bir fakültede ilk ameliyatını gerçekleştirdik. Çıkan Patoloji sonucunda enfeksiyona bağlı iltihap teşhisi konulduğunda çok sevindik. Üç ay sonraya verilen kontrol MR'ında her şeyin bizim için olumlu gittiğini düşündüğümüzde doktorların MR sonucunda GLIOBLASTOMA MULTIFORME teşhisi koyup 2. ameliyatına karar vermesi ile adeta yıkıldık. Tekrar Adnan Bey’ gidip durumu anlattığımızda, bize birinci ameliyatta beni dinlemediniz, bari ikinci ameliyatı biraz erteleyin, kendi metotlarınızı devreye sokalım dedi.
Ailede doktor akrabalarımız olması nedeni ile bu tedaviye sıcak bakmayıp 2. ameliyatı yaptırdık. Ameliyat sonrası alınan patoloji sonucu qlioblastome multiforme gred 4 evre teşhisi net olarak konuldu. Doktorla yaptığımız görüşmeler neticesinde milyonda bir ihtimalin bile verilemeyeceğini anladık. Motor bölümü basisindan dolayi gerekli dozda iışın dahi uygulanamıyormuş. Tedaviye geçte olsa başlama kararı aldık. milyonda bir bile şans yok denen hastamıza %50 ler civarında şans vermesi ile yeniden umutlandık. 2. ameliyattan 15 gün sonra Adnan beyin tavsiye ettiği yöntemlere başvurduk. Hep yatarak hastalığını yaşayan eşimin, aksine daha dinç hatta kimseden yardım almadan hayatını sürdürdüğünü gördüm. Dört ay sonra çekilen MR'da hiçbir tümör bulunamayışı, hatta en ufak tümöre sebeb olacak hücresel bir aktivasyona rastlanmayışı ve büyük bir gerileme olması doktorları da şaşırttı. Bu olay hepimizi sevindirdi. Alternatif Yöntem'e daha da sıkı sarılmamıza neden oldu. Alternatif Yöntem gibi bir mucize yaratan Adnan Bey'e teşekkür eder, çalışmalarının devamını diler bizim gibi insanlara ulaşmasını canı gönülden isterim. Bende elimden gelen çabayı göstermekteyim. İnsan yeterki çaresiz kaldığını düşünmesin. Dünyada çaresiz olan hiç bir şey yoktur. Minnet ve sevgilerimle... Herkese açil şifalar dilerim. |
|
| |
|
|